Sık Sorulan Sorular

Bilgisayar programları ve yarı iletkenlerin topografyaları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen bileşik bir sistem veya bunu oluşturan parçaları, setler, takımlar, ambalajlar gibi nesneleri ile birden çok nesnenin veya sunuşun birarada algılanabilen bileşimleri, grafik semboller ve tipografik karakterleri de kapsamak üzere bir ürünün tümü veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, ses, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü oluşturan tasarımların ayırt edici nitelik içeren ve yeni olanlarının tescil edilmesi ve sahiplerinin, bu tasarımları içeren ürünleri belirli bir süre (25 yıl) üretme hakkına sahip olmaları, tasarım koruması olarak tanımlanmaktadır.

Tasarımın patentten farkı, ürüne, insan duyuları ile algılanabilen biçimsel özellik kazandırılmasıdır. Bu özellik ürüne fonksiyonel üstünlük kazandırdığı zaman bu tasarım patent ile korunur. Kimi endüstriyel tasarımlar, ürüne görsel farklılık ve estetik özellik kazandırırken aynı zamanda ürünün fonksiyonel özelliklerine ve niteliklerine de üstünlük kazandırabilir. Bu durumda tasarım aynı zamanda patent ya da faydalı model ile de korunabilir. Buna örnek olarak, bir ayakkabının bütün olarak biçimi endüstriyel tasarım olarak nitelenebilir. Bu tasarım ile ayakkabıya sağlanan biçim, ayakkabıya estetik bakımdan üstünlük kazandırırken bununla birlikte ayakkabının biçimi sayesinde ayakkabının dayanıklılığı arttırılmış ise bu durumda endüstriyel tasarım patent verilerek de korunabilir.
Aşağıda belirtilen koruma şartlarını karşılamayan tasarımlar, tescil edilmeyecek tasarımlardır:
1- Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Bileşik bir ürünün bir parçası ile ilgili tasrımın kendi yeni ise ve ayırt edici bir niteliğe sahipse ayrıca korumadan yararlanır.
2- Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir. Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Üçüncü şahıslara yapılan ve açıkça veya zımmen gizlilik niteliği taşıdığı anlaşılan açıklamalar kamuya sunmanın kapsamı dışındadır.
3- Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile ikinci fıkrada belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır. 
Herhangi bir tasarımın ayırt edici nitelik açısından kıyaslandığı diğer bir tasarımın;
* Başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de veya dünyada herhangi bir yerde piyasaya sunulmuş olması veya
* Enstitü tarafından tescilli bir tasarım olarak yayınlanmış ve ayırt edici nitelik açısından değerlendirilen tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinde henüz koruma süresini doldurmamış olması gerekir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.
4- Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden önceki on iki ay içerisinde veya rüçhan talebi varsa, rüçhan tarihinden önceki oniki ay içerisinde tasarımcı veya halefi veya bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulur veya tasarımcı veya halefleri ile olan ilişkinin suistimali sonucu kamuya sunulursa, bu açıklama 6 ncı ve 7 nci maddeleri çerçevesinde tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.
5- Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.
6- Teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır. 
Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak zorunlu biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışındadır. Ancak bu konudaki KHK’nin 6ıncı ve 7 inci maddelerinde belirtilen “yenilik” ve “ayırt edicilik” kriterlerini karşılamak koşulu ile farklı veya eşbirimlerden oluşan moduler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle, sonlu veya sonsuz çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar koruma kapsamına girer.
Endüstriyel Tasarımların Tesciline İlişkin Kararname çıkana kadar daha önce TTK Haksız Rekabet Hükümlerine ve Genel Hükümlere göre korunan tescilsiz tasarımlar, yine aynı şekilde korunur. Ancak tescilsiz kullanım 554 sayılı KHK’nin sağladığı hakları veremez. Bunların arasında yeralan en önemli hususlar tescilin sağladığı isbat kolaylığı ve ihlal halinde yaptırımların ağırlığıdır.
Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
1- Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolamak, elde bulundurmak.
2- Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,
3- Bu maddenin önceki a ile b bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
4- Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak,
5- Gasp.
Tasarım başvurusu bu konudaki KHK’nin 34 üncü maddesine göre yayımlandığı taktirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz. Tescil işaretleri kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır.
4128 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 554 sayılı KHK’ye eklenen 48/A maddesinde belirtildiği üzere:

1- Tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar veya tasarım koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, tasarım koruması olduğunu belirten işareti, yetkisi olmadan kaldıranlar veya kendisini haksız olarak tasarım başvurusu veya tasarım hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis, 300 milyon TL’den 600 milyon TL’ye kadar para cezasına, 
2- Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi gerektiği halde, tasarım hakkının korunmasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı, başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarii evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyanlar veya bu amaçla yazılı veya görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeler kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis ve 600 milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına,
3- 48 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve 600 milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına ayrıca iş yerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur.
Bu maddede belirtilen suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada, bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan, işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi ünvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken, 48 inci maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre TCK’nun 64, 65, 66 ve 67. maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununun 344. maddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı bendi uygulanmaz. Yani tasarım ihlali nedeniyle açılan ceza davaları artık “şahsi dava” değildir. Tasarım korunmasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 48. maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresi bittiği veya herhangi bir sebeble tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret ve ifadelerin kullanılması durumlarında, 5590 veya 507 sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil
ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır. Bu Kanun hükümlerine göre tasarım hakkı başvurusu veya tasarım korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zaptedilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, TCK’nun 36. maddesi hükmü ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Bir ülkede tescil edilen Endüstriyel Tasarımın tüm dünyada geçerli olacağı düşüncesi tamamen yanlıştır.Türkiye’de başvurusu yapılan ve tescil edilen bir tasarım sadece Türkiye sınırları içinde söz konusu kanunun getirdiği koruma hakkından yararlanır. Bu nedenle, ayrıca korunması istenilen her ülkede, o ülkenin mevzuatına göre başvuruda bulunularak tescil ettirme imkanı vardır.
Bu konu sadece Endüstriyel Tasarımlar için değil, Markalar için de uzun zamandır yaygın olan yanlış bir düşünce tarzıdır.
Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında 554 sayılı KHK’nin ikinci bölümünde yer alan koruma şartlarına haiz tasarımlar tescil edilebilir. Bu bakımından bir tasarımın tescil edilebilmesi için yenilik kriterlerini taşıması ve ayırt edici nitelikte olması gerekir. Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilir. Ancak tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa yenilik ve ayırt edicilik kriterleri açısından değerlendirilerek tescil talebi geri çevrilebilir.
Endüstriyel Tasarımın İtibarı Zarara Uğrarsa, Endüstriyel Tasarım Sahibi Tazminat İsteyebilir mi?
Tasarımdan doğan hakları tecavüze uğrayan tasarım hakkı sahibi, mahkemeden tecavüzün giderilmesini, maddi ve manevi zararın tazminini talep edebilir. Tasarımdan doğan haklara tecavüz eden tarafından tasarımın kötü şekilde üretimi veya uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda tasarımın itibarı zarara uğrarsa, tasarım hakkı sahibi bu nedenle ayrıca tazminat isteyebilir.